Hayatım boyunca yaşadığım ilişkilerde hep tanımlamalarım asıl adı "AŞK" oldu kısmen veya sonuç bakmınından ama hepsine tanımadığım sıfat sevdiğim oldu , gerçekliğ yaşanmışlığı e en önemlisi hayatın nasıl olduğunu bilmeden cahilce netlikle söylediğim tek şey evet ben "o" kişiyi seviyorum oldu. Yaşım ilerledikce düşüncelerim genişledikce sevmediğimi fark etmesemde gerçekte o benim sevdiğim olarak kalıyor peki ya bu nasıl oluyor...?
Evet ilk başta bunun adı aşk idi daha sonra yerini sevgi aldı pek,i asıl sorunun cevabı neydi;?
Şu yaşıma kadar asıl bilmediğim cevap bağımlılık idi bir türlü göremediğim şeydi , bağımlılığın belkide ne olduğunu bilemiyordum yada sadece sigara içmek olarak görüyordum bapımlığı ama aslında öyle değildi. Bir çok insana ilgi duydum bazılarına platonik bazılarına karşılıklı bazılarına ise sahte bazılarına ise yanan sigaram olarak ilgi duydum , gerçekte içimdeki sevgiyi ortaya çıkaramadım veya korkularımla yüzleşemediğim için sürekli sansürize ettim bazen anlaşılmaz bazen itici olarak hayatın her anında bulundum , çevrelerim sürekli boşlayıcı oldu belki lakin bir süre sonra bunların benim için sınav olduğunu hissedene kadar hep eziklikler içersinde bulundum ve kendimi sürekli ezdim ve ezdirdim....
Sevmek ateş gibi olur derlerdi sürekl,i bana gençliğimin yaktığı ateşinde boğuldum belki ama her zaman anladım ki ben aslında halan çocuktum , belki hayatta bir çok kişiye ilgi duydum , belki bu metni gören herkes için hala geriyimdir birşey var ki gayretsizliğin temeleinde yatan yegane eziklik kendi tanımamazlık , hayatımda sadece bir kişiye gayret et güzelim dedim , ve sadece bir kişi için hüzün kovan kuşu benim içinde bir gün gelsin diye dileklerde bulundum , peki gerçekte neydi ?
Aşk dediğimiz kavramın dürüstlüğü neydi ?
Seviyorumun asıl altında yatan alt kategoriler neydi ?
Bunu düşündüm senden sonra her anımda ve her boşluğumda... Düşündüm gerçekten Aşk nedir ?
SOnuca vardım ve her zmana direktif ve inatlaştığım birşey olacaktır evet ama bu benim doğrumdur ; Aşk : hormonların harekete geçip elektriklenmenin neticesinde ortaya çıkan tamamen sexuel birşeydir. Kimileri açığa çıkartır kimileri çıkmarmaz. Peki ben asıl Cehaletten yada sapkınlıktan gelen biri olarak ben neyi biliyor olabilirim , nasıl emin olabilirim , ilgi duyduğum her insana karşı hormonal bir saplantım mı oluyor yoksa gerçekten ilgimin alt kategorileri de mevcut mu ?
Etrafımı izliyorum sevgileri , sevgilileri ve aşıkları peki gerçek olşan gözlem nedir güzelliğin homojenliğimi yoksa hetorejen olması mı gibi saçma betimleme olarak mı adlandırılması gerek ...
Yıldızsız gecelerden uyanmak gibi kendimizi yoksun etmekle adlandırılması gerek hayatımızın yalnızlığı , ellerimiz her uyandığımız da boş ise sevgimizin emanet ettimiğimiz kimsenin olmadığı kesinlikle açık bir durumda sevda ışığın en belirgin güzelliğidir , sevda bütünlüğün ve özgürlüğün simgesidir , sevda bütünlüğün ve dürüstlüğün simgesidir sevdanın tek simgesi vardır yıldızlardır , sonsuzluğu her zaman simgeleyen birtek onlar vardır...
Aşk gerçekten virüsdür hormonlarımızın ele aldığı her durum bizim duygularımızı stabilize edebilecek seviyede olmadığını bilmek gerek. Düşünün hayatta kaç kişiyi sevebilir ve kaç kişi için hayatınızı riske edebilirsiniz ?
Sevmek hayatınızı riske etmek midir yopksa hayatınızı paylaşmak mıdır ?
Yada sevmek sadece yatakta 3 yıl harcamak mıdır?
Düş sokağı sakinlerinin bir şakısı var Hüzün Kovan Kuşu Geldi ... öncelerinde evet gelebiliyor du şimdi ise hüzün kovan kuşu sizlere ve bizlere ömür insnalığın acımasızlığı ve sınır tanımazlığı hüzün kovan kuşunu bile öldürdü....
İncir Reçelinde de söğlediği gibi dumanın assolisti Sezai Paracıkoğlu 'nun dediği gibi İSYANNN..