Yeni Yıl = Yılbaşı = 2010
Her zaman iyi olacağını düşündüğümüz ama bir türlü iyi geçiremediğimiz o anlardan birisidir bu yeni yıl.
Aklıma sürekli yeni yılın mutluluğunu getirmek isterdim yapardım da ama hep birşeyler eksik olurdu , çözemezdim düşünürdüm sorgulardım lakin hedefe ulaşamazdım bende olan bir eksiklikti biliyordum hayır aslında böyle.
Şimdi biraz daha iyi anlayabiliyorum aslında iyi geçmesini yada iyi olmasını dilediğim yeni yılın başlangıcı olmadığı sadece gelecek yılın iyi geçmesini diliyordum peki bunu neden diliyordum ki?
Bu soruyu sorduktan sonra , soruyu daha önceden neden sormadığımı düşünmeye başladım çünkü kapalı olan kapıyı aralamıştı bu soru. Cevaplamaya başladım yeni yılın aslında Tanrı'nın insanoğluna sağladığı bir nevi yüzleşme durumu olduğunu farkettim. Evet bu hem ceza hemde ders çıkarma anıydı. Ben kendi tarafımda hep cezalandırıldım ve cezalandırılıyorum peki neden?
Hayatımda kalıcı olmak için uğraştığımı ve artık bunu yapmamam gerektiğini söylemeye başladı çevremdekiler bunu biliyordum ve ben buydum. Bişiler beni korkutuyordu çünkü bizler basit olarak yaratılmadık ve basit bir amaç için gönderilmedik.
Somutlaşmamız gerekiyor ve bunun için çözümlememiz gerekenler var ve olmalı. Evet işte asıl cevaplar bunlardan ibaret. Ben bunları sorguluyorum düşünüyorum belki de tamamen boş bir neden ve sonucu olmayan birşeyler için uğraşyorum ama kimsenin anlayamadığı birşeyler için bu arayış içersindeyim düşünsenize çevremizdeki insanlar ve genel insanlık yarın için yada yarından sonraki gün için değil sadece anı nasıl heycanlı veya adrenalinli yaşarım mantığıyla yaşamayı bensimeleri beni çıldırtıyor.
Evet belki bencil olan benimdir belki bilmişlik veya herşeyi biliyormuşum gibi davranarak kişilere aksettiğim şeylerde haksızımdır ama hayatı anlamlı kılmak için sadece kendi çıkarlarımızı düşünerek yaşamak ve sadece biz kendimizi düşünürsek nasıl anlamlandırabiliriz ki hayatı.? Ben kalıcı olmak istiyorum evet peki bu kalıcı olmaya çalıştığım için neden ben suçlu olayım neden kaybetmeye mahkum olan ben olayım. Herkes hakettiğini yaşar çünkü yaşanan her an kendi anındır ve zaman senin zamanındır zevkler için harcadığımız zamanları düşünsenize hayata bir anlam katmadığımızı anlayabilirsiniz. Yeni bir yıl daha geçiriyoruz kendinize hiç soruyormusunuz ben bu yeni yıla gelirken geçmiş yıla bakatığımda hayatıma kattığım anlam nedir diye?
Ben her yeni yılımı yanlız geçiriyorum hiç geçirdiğim yıl içersinde mutlu olmadım olamadım. Birşeylere anlam katamadım. Gerçekler üzerine yoğunlaşmaya başladım ve kayboldum kendimi kaybettim ama özümü kaybetmedim soyut anlamda ben yokum görünmezlik iksiri içmiş gibiyim bu zamanlarda. Tanırı'nın beni cezalandırmasını anlayamıyorum belki ben kendimi cezalandırıyorum dur yada Tanrı benim arayış içersinde olmamdan çekindiği içindir bana ders veriyordur. Belkide şifresini çözmemden korkuyordur. Ama biliyorum ki şifresini çözmeme çok az bir zaman kaldı. Ölümün var olmadığını ve sadece fiziksel olduğunu öğrendim bu kesindir. Evrenin sonsuz olmadığını öğrendim sonsuz olan tekşey Tanırı'nın kendisi ve bize bu hakkı vermediğidir. Evet vermediği için son derece haklı çünkü eğerki bizi sonsuzluğa koymuş olsaydı insan oğlu tamamen yolsuzlaşacak ve canavarlaşacak. Dünyamız çok küçük bir alan ve bizim dünyamızdan büyük ve bizim dünyamız gibi onlarca gezegen var ve bizler sadece bu gezegende ve sadece bizler varsak Tanrı bukadar çok gezeni yok yere yaratmıştır. Uzaylılar E.T'ler var olması değil bizlerden daha fazla gelişmiş ve zihinleri bizlerden daha güçlü varlıkların oldığunu anlamak güç değil. Dawrin'in evrim teorisi bazen kimilerimiz hiç istemesede bir noktada doğruluk payı oluşturabiliyor. Pisagor , Platon gibi değerli Bilginlerinde dediği gibi Reenkarnasyon ( ruh göçü ) teorisinin gerçekten de doğruluğunu düşünebiliyoruz. Aynı şekilde dejavu olmak düşünsenize hayatımızda var olan güçlü teorileri " reenkarnasyon - dejavu - evrim - " bu düşüncelerin bu teorilerin sadece laf olsun diye üretilmediğini ve sadece zevk için araştırılmadığını anlamamak mantık içi birşey değildir. Biz insanoğlu tamamiyle varlığımızın başlanmasından itibaren eksik adımlar atıyoruz ve bu adımları tanımlak için bile çaba harcamıyoruz. Tanrı bizlere çok önemli birşey vermiş ve bunu sansürize etmemiş bunun adı beyin bunun adı mantık bizlere sadece çalıştırın ve öğrenin dedi. Bizler bu kadar boş işler için uğraşırken kaybettiğimiz şeyleri düşünebiliyormusunuz?
Öyle bir dünya hayal edin ki, gezegen üzerindeki her bir kişi, insanlığın tüm bilgi birikimine özgürce ulaşabilsin. Ve insanlık nankörlük bencillik ve kötülük içersinde olmasın. Herşey bizim elimizde kaderimiz , yaşamamız , yarın ve yarından sonra ki günler hepsi bizim elimizde ve güzellikler için düşünelim. Menfaatcilikden uza bir dünya istiyorum insanların sevgilere karşılık verdiği zevklerle çeliştirmediği yalansız ve özgür bir dünya için geliştirelim.
Yazıda bazı konular üzerinden atlanmış ve saptırılmış olabilir bu şekilde düşünebilirsiniz bu yapıtta sadece doğru yere bakarak okuyabildiğiniz yapıtın düzgün olduğunu göreceksiniz. Yapıt 02/01/2010 'da doğru haliyle yazıalcaktır.
Eleştirileriniz ve Görüşleriniz için ergin(at)ergintekin(dot)com(dot)tr ---or--- ergin.tekin1.08(at)kocaeli(dot)edu(dot)tr adreslerine mail atabilirsiniz.
Eleştirileriniz ve Görüşleriniz Sansürlenmeden olduğu gibi yayınlanacaktır. Lütfen sizden istenilen sadece argo kullanmamanızdır. Hertürlü görüş ve eleştiriler serbesttir.